Hayvan Halleri 12-Arı Hali Bölüm:2

0
1.773

Tarihte İlk Mumya, İlk Balmumu Heykel Sergisi Ve İlk Sterilizasyon Çalışması Arılar Tarafından Yapılmıştır!

Arılar sağlıklarına zevklerinden çok daha düşkündür. Bu yüzden hem kendileri hemde larvalarının sağlığı için kovanlarını her zaman tertemiz tutarlar. Bu açıdan arıların aşırı takıntılı olduğunu hatta hergün enaz on ev kadını gücünde temizlik yaptıklarını söyleyebiliriz. Arılar kendi evlerinde süse ve gösterişe kaçmaz. Oldukça sade ve mütevazi bir evleri olsun isterler. Bu yüzden bir şey yakışıyormu yakışmıyor mu değilde daha çok gerekli mi gereksiz mi ona bakarlar. Ve gereksiz gördükleri herşeyi yallah diyerek kovandan kapı dışarı ederler. Dışarıdan kovanlarına sızmaya çalışan bütün yabancı böcekleri anında haneye tecavüz suçundan idamla yargılayıp hemen oracıkta öldürürler. Hatta buna yabancı arılarda dahil. Hiçte bunlar bizim akrabamız deyip kayırmazlar. Bu açıdan arıların hiç misafirperver olmadığını görürüz. Bu arada ortaya serdikleri leşlerden atabildiklerini hemen dışarı atarlar. Atamadıklarınıda Propolis ile sarıp sarmalarlar! Çünkü Propolisin içinde hiçbir bakteri barınamaz. Böylelikle arılar ortaya serdikleri böcek leşlerini propolisle mumyalayarak hem bakteri dolayısıyla hastalık saçmalarını engellemiş olurlar hemde öldürdükleri bu kocaman böceklerin mumya heykellerini evlerinde sergileyerek sanatçı ve kahraman kişiliklerini ortaya koymuş olurlar. Böylelikle tarihte ilk steril alan uygulaması ve ilk mumyalama işleminin yanısıra ilk mumya heykel sergisinin yine arılar tarafından yapıldığını görüyoruz. Eski Mısırlılarda mumya işini bence kesinlikle arılardan aşırmışlardır buda aramızda kalsın!

Arıların Sosyal Yaşamı ve Kraliçe Arıların Erkek Haremleri!

Arılar komün hayatı sürdüren aşırı disiplinli sosyal böceklerdir. Mağara, in, kovan farketmez buldukları herhangi bir yuvada aşiret şeklinde yaşarlar. Bir bal arısı aşireti birkaç yüz erkek arı,10 ile 80 bin arasında değişebilen işçi arı ve bir kraliçe arıdan oluşur. Bu üç tip arıdan haliyle kraliçe arı ve bütün işçi arılar dişidir. Arı yaşamındaki bütün işler toptan işçi arılara itelenmiştir. Evin bakımı, temizliği, güvenliği, çocuk bakımı ve büyütmesi, evin geçim derdi hepsi işçi arılardan sorulur. Normalde bu kadar işi yapan ailenin reisi olurdu! Fakat maalesef kovanın reisi işçi arıları değil! Hani yanlış anlamayın erkek arı üstüne çökmüş bütün işleri zorla avrada yaptırıyor gibi durumda yok! Çünkü kovanın reisi erkek arıda değil! Hatta erkeklerin yüz karası erkek arılardır. Çünkü erkek arılar iri kıyım olmalarına rağmen ne bal üretebilir, ne sağdan soldan kendilerine besin toplayabilir nede kendilerini savunabilecek zehirli bir iğneleri bile yok! Erkek arıların tek varolma nedeni kovanın kraliçesi olan ve her kovanda sadece bir tane olan kraliçe arının cinsel fantazilerini gerçekleştirmektir. Yani kovandaki yüzlerce erkek arının tek görevi kraliçe arıyı döllemektir. Bu arada her kraliçe arının kendine damızlık bir erkek haremi kurduğu gözlerimizden kaçmıyor!

Sıkılmamak İçin Sürekli İş Değiştiren İşkolik İşçi Arılar

Hepsi dişi olan işçi arılar anadan doğma işçi olup daha doğar doğmaz iş hayatına atılırlar. Yaşıtları daha anneleri tarafından sütle mamayla beslenip altlarına kaçırmasın diye bez bağlanırken her bebek işçi arı hayatının ilk üç gününü kovan temizliği yaparak geçirir! 3. günden sonra ödül olarak temizlik işinden dadılık işine terfi ederler. Larvaların bütün bakımlarını tam 1 hafta boyunca yine işçi arılar yapar! Larvaların kimini balla sütle kiminide çiçek tozu karışımıyla beslerler. Laf aramızda bir an arı larvası olasım geldi, o zaman gelsin ballar, polenler, arı sütleri!

10. günden sonra balmumu bezleri gelişen işçi arılar bu sefer petek yapma ihalesini alarak inşaaat mühendisliği ve müteahitlik işinde şanslarını denerler. Bu işte tam 10 gün sürer. Aynı işi sürekli yapıp sıkılmaktan korkan işçi arılar yaşamlarının 20. gününde yine yeni bir işe atılırlar. Bu sefer iğne bezleri zehir üretmeye başladığından zehirde olsa boşa gitmesin hesabıyla kovan girişlerinde gardiyanlık yapmaya başlarlar. Genelde gelene geçene pek kimlik sormazlar çünkü zaten yabancı gördükleri herkesi anında zehirli iğneyle haklayan acımasız gözü pek koruyucular olarak karşımıza çıkarlar. Yaşamlarının son baharındaysa işçi arılar home-ofisleri olan kovanı bırakıp sahaya inerler. Kendilerini dağlara, ovalara yani çiçek olan her yere atarlar. Bu dönemde işçi arılar yaşı kemale ermiş bilgeler olarak çiçekleri araştıran birer uzman balözü toplayıcısı rolünde AR-GE departmanında kendilerini bilime adarlar. İşçi arılar bu kadar mesleği ve işi toplam 6 hafta olan ömürlerine sığdırabilmişlerdir. Ayrıca hepsi dişi olan işçi arıların üreme yeteneği yoktur. Kim bilir belki bu dünyaya bir tohum bırakamadıklarını düşündükleri için kendilerini bu kadar işe vermişlerdir!

Ramazan Altunöz