Barış Karşıtı Savaş Çığırtkanları İnsan Geri Dönüşüm Merkezine Düştü

0
3.541

Barış sessiz, sakin, kendi halinde ve huzurlu bir çocuktur. Savaşsa hırçın, kavgacı ve yerinde durmaz hatta herkese bulaşır. O yüzden normal zamanlarda barışı kimse tanımaz, kimse anmaz! Varsa yoksa savaş var, kavga var! Ne zamanki savaş hiddetlenir, alevlenir çekilmez olur o zaman akıllara gelmeye başlar barış. Velhasıl ben şahsen barışı hiçbir zaman sevmedim. Buna karşın barış karşıtı da değilim. Barışı sevmem çünkü bir barışı yaşamak için önce bir savaş yaşamak gerek, yani can, kan gerek! Ancak öyle olunca barış istenir, barış değerli olur. Şimdi dünyanın birçok yerinde savaş yaşanıyor.  Ülkemizdeki 30 yıl boyunca süren kirli savaş gibi, Filistindeki, Afganistandaki, Suriyedeki ve daha anmadığımız birçok yerdeki savaşlar gibi!
işte bu durumlarda herkesin barıştan bahsetmesi ve barışı istemesi gerekir. Akan kanı durdurmak gerekir. Fakat  kimileri tuhaf bir şekilde kana fazlasıyla susamış bir biçimde her zaman heryerde savaş çığırtkanlığı yapıyor! Vampir soyundan mı gelmiş, kan emmek genlerinde mi var! Yoksa  soyları Akbabagillerden mi geliyor, sürekli leş mi bekliyorlar bilinmez! Sanki bir düğüne davet eder gibi sürekli savaş çığırtkanlığı yapar dururlar. Onlar ki barışı sevmiyor, huzuru sevmiyor, sukuneti sevmiyor! Onlarki kendilerini dünyayı yenecek kadar güçlü sanıyorlar. Onlarki kendilerini yaşamadıkları olayların kahramanı sanıyorlar.  Oyüzden her zaman barışa karşılar. Kim bilir belki de onlar dış mihrakların kuklarıdırlar. Kim bilir belkide savaş, kan ve gözyaşı onların çıkarlarına geliyor. Bir savaş yirmi otuz yıl sürsede aynı nakaratı okuyorlar. On binlerce yüzbinlerce kurban verilse de  onlar yine barışa karşıdırlar. Çünkü gerçek bir savaşı gerçek bir acıyı bizzat kendileri hiç yaşmadılar. Savaşı ancak çocukken babalarını aldığı oyuncak tabancayla veya büyüdükten sonra piley steyşın( play station) ve PC’deki savaş oyunu oynamak sanıyorlar.
Bunu bilen ve duyan İGDM(insan geri dönüşüm merkezi) milisleri her zamanki taktikle yani ahlaksız bir komployla barış karşıtlarını pusuya düşürür. Savaş çığrtkanlığı yapmak üzere korsan bir miting düzenler ve baş palavlacı oarak barış karşıtlarını çağırır. Hatta mitingte rağbet olsun diye bedava ekmek arası tavuk döner ve ayran dağıtılacağı sözü verilir. Böylece daha çok barış karşıtı toplanacağı meydanda cihat ilan etme gazına kadar gelen savaş sevdalısı azılı barış düşmanları tek tek yakalanır. ArdındanİGDM’ye cebren ve hile ile getirilip yargılanır. Yargılama savunma hakkı içermeyip şipşak tek celsede biter. Ceza direkt kesilip daha bismillah demeden infaz edilmek üzere ceza yerine ışınlanır. Barış karşıtları için öngörülen ceza türleri söyledir.
Bilinmeyen bir ülkede bilinmeyen bir bölgede safak belirsiz veya sonsuz şekilde askere alınacaklar. Her gece tam yat emri veridikten bir saat sonra ard arda toplar patlayacak ve savaş alarmı verilecek. Apar topar dışarı çıkıp tam siper aldıkları anda bunun yanlışlıkla patlayan bir cephane olduğu ve endişe edecek bir durum olmadığı anonsu yapılacak.  Tekrar koğuşa dönüp uyumaları söylenecek tam uykuya dalacakları sırada birkaç uçak alçaktan sorti yaparak bir kaç yeri bomalayarak büyük bir gürültü ve panik havası yaşatılacak. Ve yine savaş alarmı verilecek. Ve bu kişiler silaha davranmaya çalıştıklarında tüm silahlarının çalınmış olduğunu ve yerlerine kumla doldurulmuş yangın kovasından başka bir şey olmadığını görecekler. Tam bu panik havasıyla patlamalar dahada şiddetlenecek ve ne yapacaklarını bilmeden tam siper ranzanın altında yatmaları anonsu verilecek. Bu şekilde bir kaç ay sürdükten sonra  ikinci aşamaya geçilecek.

ikinci aşama esir alınma aşamasıdır. Yoğun çatışma ve patlama sürecinden sonra barış sağlandığı ve artık rahat bir şekilde eğitime devam edecekleri söylenecek. Gerçekten de bir süre böyle devam edecek tam öyle iyi gidiyor dedikleri bir gecede de birden koğuşlar basılacak ve bu kişiler esir alınıp bilinmeyen başka bir kampa doğru esir olarak götürülecek. Bir haftalık güneş görmeyen hücrede  küflenmiş kuru ekmek ve günde bir bardak su verilecek. Burada heba olmazlarsa koşulları biraz daha iyileştirilerek başka bir alana taşıncak ve biraz daha fazla yiyecek verilecek. özelikle son kullanım tarihi geçmiş konserveler verilerek sürekli zehirlenme korkusu yaşatılacak. Ardından boş durmasınlar diye iş kampına götürülecekler. Buradada makul bir süre kaldıklarına inanıldığı bir dönemde aileri adına yazılmış mektuplar gelecek. Özellikler erkek çocukları veya kardeşleri varsa askere alındığı ve çatışmaların en yoğun olduğu bölgeye gönderildiği yazılacak. Yine mektupta ailerinin bütün servetlerini yitirdiği aç ve sefil durumda olduğu yazılarak yoğun şekilde üzülmeleri ve çekmeleri sağlanacak.

Yeterince ıslah edildiği ve savaştan nefret eder duruma geldiğine inanılanlar yavaş yavaş serbest bırakılacak. Ama onlarada bundan sonraki hayatlarında  yılmaz bir barış gönüllüsü olmaları, her zaman yapılacak barış mitinglerine katılmaları bu konuda kamuoyu yaratmaları ve savaşın ne kadar kötü olduğunu anlatan bestseller adayı anı kitapları yayınlayıp gerekirse film çekmeleri sağlanacak. Bunlara uymayıp eski haline dönen olursa ummadığı bir zamanda  yine yakalanıp top mermisi yerine kendilerinin uzaya doğru fırlatılacağı tehdidi sürekli yapılacak. Ve bu uyarıyı dikkate almazlarsa nerde ne şekilde saklanırsa saklansın bir şekilde yakalanıp bir daha serbest kalmayacak şekilde envanterlere savaşta mal zaiyatı olarak kayıtları geçirilecek.

Ramazan Altunöz