Öğrencilerin Kendilerine Göre Normal Ama Hocaları Sinirden Havalara Zıplatan İstekler!

0
932

Öğrenci ve hoca çoğu zaman birbirine zıt iki kutuptur! Biri hanyaysa öbürü Konyadır! Biri Mersine giderse öbürü tersine gider! Birinin bit pire gibi gördüğü bir şeyi öbürü canavar olarak görebilir! Bu durdukları yerle ilgilidir, bakış açılarıyla ilgilidir!
Öğrenci okula bile gitmek istemez, mümkünse gezerek tozutarak veya evde pinekleyerek kılını bile kıprdatmadan sınıfı geçmek ister! Bu öğrenci için çok doğal bir taleptir, doğru veya yanlış olması onun için farketmez. Öğrenciye göre öğrencinin bir yüzü karaysa vermeyen hoca zencidir! Hocaysa bu işi yapmak için maaş alıyor ve aldığı maaşın hakkını sonuna kadar vermek istiyor. O da değilse ülkesine hayırlı birisi olarak hayırlı evlat ve öğrneciler yetiştirmek istiyor!
Öğrenci sınıfta ders dinlemek istemez, mümkünse hocanın ders anlatışını anne annesinin veya dedesinin masalları veya ninnileri yerine koyarak mışıl mışıl uyumak ister! Uyumasada dersi gereksiz konularsa absürd sorularla kaynatmak ister, yani dersin odağını kaydırarak makara yapmak ister! Olmadı kendi odağını kaydırır dersteyken pencereden bakarak dışarıda ne oluyor doğaçlama belgesel filmi kıvamında izler. Hocaysa saygısızlıktan, ilgisizlikten yada harcadığı emeğin karşılığını alamamaktan dolayı sinir küpü olur.
Hiç bir öğrenci ödev yapmak istemez. Evde uzanıp televizyon, izlemek müzik dinlemek, dışarda oyun oynamak, gezip tozmak ve eğlenmek varken kim oturup ödev yapacak! Öğrencinin başka işi gücü yok mu! Öğrenci dediğin bilim adamı mı olacak? O mu devleti kurtarak! O mu keşifler icatlar yapacak! Boşversene sen yav ödev dediğin nedirki? öğrenciye göre ödev aslında hocaların sırf öğrenciler sosyalleşmesin diye uydurdukları bir durumdur! Hocaya göreyse ders başka türlü pekişmez ve anlaşılmaz, ödevle çocuk hem sorumlulk sahibi olur hemde araştırmayı öğrenir
Öğrenciler sınava girmek istemez! Ne sözlü nede yazılı savunma pardon sınav istemez! Onlara göre bilgi sınanmaz! O yüzden bütün sınavlar kaldırılmalı, öğrenciler bir yarış atı gibi yarıştırılmamalı! Herkes istediği dersten geçebilmedir! Dersi geçip geçmeme insiyatifi hocaya değil öğrenciye verilmelidir! Hoca notu öğrenciye bir silah gibi kullanmamalı, öğrenciyi korkutup dersten soğutmamalıdır. Dersi sevgiyle işlemeli ve saygıyla sürdürmelidir bunu içinde nota, sınava gerek yok canım! Hoca illaki sınav yapacaksa mümkünse soruları versin yada kopye çekilmesine veya öğrenciler arası iltişime izin versin. Hocaya göreyse her şeyin bir karşılığı vardır, adaletli olmak zorundadır, tembelle çalışkanı ayırmak zorundadır. Bunun tek yoluda ona göre not ve sınnav sistemidir.
Öğrenci kurallara bağlı olmak istemez, okul kurallarına, disiplin kurallarına bağlı kalmak istemez, özgür olmak ister, kafasına göre takılmak ister! Mesele canı sıkıldığında dersten çıkmalı, canı istediği derse girmeli! Öğrenciyi rahat bırakırsan onlara göre çok daha başarılı olur! Ayrıca herkes daha rahat ve daha çok memnun olur! Her şey kurallara göre işlemek zorunda mı? Dereler bile akıp yatağını bulurken herşeyi akışına bıraktığın zaman niye yolunu yatağını bulmasın! İşte öğrencide yolunu yatağını bulduğunda mışıl mışıl uyuyacaktır. Hocaya göreyse kurallar olmazsa anarşi olur, düzen bozulu ve herşey ezo gelin çorbası veya mevsim salatası gibi olur, herşey birbirine karışır. O yüzden öğrenciler kurallara uymalı ve akıllı olmalıdır!
Öğrenciler sorumluluk almak istemez, bir ödev verilirse mümkün olduğunca onu vermemeye veya başkasına yıkmaya çalışır! Çünkü onlar her zaman çok meşgüldür! Gezip tozmakla oyun oynamakla, sevgili yapmakla, eğlenmeyle çok meşgüldür! O yüzden inanın bir ödev yapacak bile zamanları yoktur! Heleki hocaya yardımcı olmak veya gönülülük temelinde kendilerini yoracak zamanları yoktur! Aslında kendileride vatana millete hayırlı işler yapmak isterler ama elden birşey gelmiyor! Kahrolsunki zamanları tamamen dolu! Hocaya göreyse insan kendi sorumluluğunu bilmeden birşey bilmez! O yüzden öğrenci kendisine verilen her ödev ve sorumluluğu hiç itiraz etmeden kabul etmelidir. Hatta itiraz hakkı bile tanınmammalıdır.
Öğrenciye göre parazit yaşam tarzı en makbül yaşamdır! Anne baba, abi abla amca dayı mümkünse bütün sülale cümbür cemaat onun için çalışsın! Herkes iyi çalışsınki ona para göndersin, onu rahat ettirsin! Çünkü o ailenin ve memleketin geleceğidir! Bu yüzden sadece aile değil devlette ona yüklü yüklü ve türlü türlü burslar vermelidir. Bunu yapmak zorundalar çünkü o daha öğrencidir, çünkü o daha kendine bakamaz durumdadır. Ona aile devlet bakmazsa ileride memleketi kim kurtaracak! Yabancılar mı gelip kurtaracak o yüzden öğrenciye yapılan yatırım devletin ve ailenin geleceğine yaptığı bir yatırımdır! Hocaya göreyse öğrenci üretmelidir, evet belki okulu bitinceye kadar aile ve devlet tarafından desteklenebilir! Fakat öğrenci herşeyi anne baba ve devletten beklemmelidir.

Ramazan Altunöz